• 285
  • عَنْ مُوسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ ، عَنْ امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ قَالَتْ : سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقُلْتُ : إِنَّ بَيْنِي وَبَيْنَ الْمَسْجِدِ طَرِيقًا قَذِرَةً ، قَالَ : " فَبَعْدَهَا طَرِيقٌ أَنْظَفُ مِنْهَا ؟ " ، قُلْتُ : نَعَمْ ، قَالَ : " فَهَذِهِ بِهَذِهِ "

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ : حَدَّثَنَا شَرِيكٌ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيسَى ، عَنْ مُوسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ ، عَنْ امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ قَالَتْ : سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّمَ فَقُلْتُ : إِنَّ بَيْنِي وَبَيْنَ الْمَسْجِدِ طَرِيقًا قَذِرَةً ، قَالَ : فَبَعْدَهَا طَرِيقٌ أَنْظَفُ مِنْهَا ؟ ، قُلْتُ : نَعَمْ ، قَالَ : فَهَذِهِ بِهَذِهِ

    لا توجد بيانات
    " فَبَعْدَهَا طَرِيقٌ أَنْظَفُ مِنْهَا ؟ " ، قُلْتُ : نَعَمْ
    حديث رقم: 342 في سنن أبي داوود كِتَاب الطَّهَارَةِ بَابٌ فِي الْأَذَى يُصِيبُ الذَّيْلَ
    حديث رقم: 26856 في مسند أحمد ابن حنبل مِنْ مُسْنَدِ الْقَبَائِلِ حَدِيثُ امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ
    حديث رقم: 610 في مصنّف بن أبي شيبة كِتَابُ الطَّهَارَاتِ فِي الرَّجُلِ يَطَأُ الْمَوْضِعَ الْقَذِرَ يَطَأُ بَعْدَهُ مَا هُوَ أَنْظَفُ
    حديث رقم: 21343 في المعجم الكبير للطبراني أُمُّ قَيْسٍ بِنْتُ مِحْصَنٍ الْأَسَدِيَّةُ أُخْتُ عُكَّاشَةَ
    حديث رقم: 21344 في المعجم الكبير للطبراني أُمُّ قَيْسٍ بِنْتُ مِحْصَنٍ الْأَسَدِيَّةُ أُخْتُ عُكَّاشَةَ
    حديث رقم: 101 في مصنّف عبد الرزاق كِتَابُ الطَّهَارَةِ بَابُ مَنْ يَطَأُ نَتْنًا يَابِسًا أَوْ رَطْبًا
    حديث رقم: 3975 في السنن الكبير للبيهقي كِتَابُ الصَّلَاةِ
    حديث رقم: 136 في المنتقى لابن جارود كِتَابُ الطَّهَارَةِ بَابُ التَّنَزُّهِ فِي الْأَبْدَانِ وَالثِّيَابِ عَنِ النَّجَاسَاتِ
    حديث رقم: 3009 في الآحاد والمثاني لابن أبي عاصم الآحاد والمثاني لابن أبي عاصم امْرَأَةٌ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ
    حديث رقم: 7429 في معرفة الصحابة لأبي نعيم الأصبهاني النساء امْرَأَةٌ مِنَ الْأَنْصَارِ مِنْ بَنِي عَبْدِ الْأَشْهَلِ

    طَهارَةُ البدَنِ، والثَّوبِ، والمكانِ من شروطِ صِحَّةِ الصَّلاةِ، وقد علَّمنا النبيُّ صلَّى الله عليه وسلَّم أمورَ الطَّهارةِ وأَرشدَنا إلى كلِّ ما يُتطهَّرُ به.وفي هذا الحَديثِ تقولُ امرأةٌ من بَني عبدِ الأشْهَلِ: قلتُ: يا رسولَ اللهِ، إنَّ لنا طريقًا إلى المسجد "مُنْتِنةً"، أي: مُستقذَرَةً ومتنجِّسَةً، "فكيف نفعَلُ إذا مُطِرْنا؟"، أي: إذا نزَلَ المطَرُ وابتلَّتِ الأرضُ تظهَرُ الرَّائحَةُ الكَريهَةُ ويظهَرُ النَّتْنُ، فإذا مرَرْنا عليها تَتنَجَّسُ الأرجُلُ وذيْلُ الثَّوبِ؛ وهو ما طالَ منه، فكيف نُطهِّرُ ذلك، أو ماذا نفعَلُ؟ "قال" رسولُ اللهِ صلَّى اللهُ عليهِ وسلَّم: "أليس بعْدَها"، أي: بعْدَ الطَّريقِ المنتِنَةِ، "طَريقٌ هي"، أي: طريقٌ ثانيَةٌ، "أطيَبُ منها؟"، أي: أطهَرُ من الطَّريقِ الأُولى، "قالت" المرأةُ: "قلتُ: بَلى"، أي: نعم بعْدَها طريقٌ أطيَبُ منها، "قال" رسولُ اللهِ صلَّى اللهُ عليهِ وسلَّم: "فهذه"، أي: الطَّريقُ الثَّانيةُ، "بهذهِ"، يعني أنَّها تكونُ بدَلَ الطَّريقِ الأولى؛ فإنَّه إذا مَشى على الطَّريقِ الثَّانيَةِ زالَ ما بالأرجُلِ والذُّيولِ وكلُّ ما تعَلَّقَ بهِ من النَّجاسَةِ والنَّتَنِ بالمشيِ على الطَّريقِ الأولى، وحصَلَ له الطَّهارَةُ بذلك؛ لأنَّ بعضَها يُطهِّرُ بعضًا.

    حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيسَى، عَنْ مُوسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ امْرَأَةٍ، مِنْ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ قَالَتْ سَأَلْتُ النَّبِيَّ ـ ﷺ ـ فَقُلْتُ إِنَّ بَيْنِي وَبَيْنَ الْمَسْجِدِ طَرِيقًا قَذِرَةً ‏.‏ قَالَ ‏'‏ فَبَعْدَهَا طَرِيقٌ أَنْظَفُ مِنْهَا ‏'‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏'‏ فَهَذِهِ بِهَذِهِ ‏'‏ ‏.‏

    It was narrated that a woman from (the tribe of) Banu 'Abdul-Ashhal said:'I said to the prophet: 'Between the mosque and I there is a filthy path.' He said: 'After that is there a cleaner path?' I said: 'Yes.' He said: 'This is (a remedy) for that

    Telah menceritakan kepada kami [Abu Bakr bin Abu Syaibah] berkata, telah menceritakan kepada kami [Syarik] dari [Abdullah bin Isa] dari [Musa bin Abdullah bin Yazid] dari [Seorang wanita] bani Abdul Asyhal, ia berkata; Aku bertanya kepada Nabi shallallahu 'alaihi wasallam; 'Sesungguhnya antara aku dan masjid ada jalan yang kotor (najis), ' maka beliau bersabda: 'Apakah setelahnya ada jalan yang lebih bersih darinya?' aku menjawab; 'Benar.' Beliau bersabda: 'Yang kotor akan disucikan dengan yang bersih

    Beni Abdi'l-Eşhel (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir : Ben, Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e: Hakikatan benim (evim) ile mescid arasında necis bir yol vardır, diyerek (bunun hükmünü) sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) : «O yoldan sonra temiz bir yol vardır (değil mi?)» diye sordu. Ben de: *Evet (vardır) dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) : «İşte bu temiz yol o pis yola tekabül eder.»*' AÇIKLAMA : Hadis, Ebu Davud tarafından da rivayet edilmiştir. Oradaki rivayette kadının sorusu şöyledir: Ya Resulallah (s.a.v.)! Mescide pis kokulu bir yolumuz vardır. Bize yağmur yağdığı zaman, nasıl yapalim?' El-Menhel yazarı der ki: Soru sahibi kadının adı ve nesebi bilinmemekle beraber, Ensar'dan bir sahabi'dir. Sahabi'nin tanınmaması mahzur teşkil etmez. Hattabi: Bu kadın meçhul olup. meçhul ravi ile istidlal edilmez. Dolayısıyla hadis, söz götürür demiş ise de, El-Münziri. Muhtasar'ında Hattabi'nin sözünü redederek: Sahabi'nin adının meçhul oluşu hadisin sıhhatine te'sir etmez, demiştir. Resul-i Ekrem (s.a.v.)'e ait hadis metnini EI-Menhel yazarı şöyle açıklar: ,''Necasetlerin toprağa karışması nedeniyle pis kokulu yol'dan eteğe dokunan şeyler, eteğin temiz yola sürülmesi ile giderilir.'' Sindi şöyle der: Hadisin zahiri Ümmü Seleme'nin yukarıda geçen hadisine muvafıktır. Ümmü Seleme'nin hadisi gibi yorumlanması mümkündür. Ancak, bu hadis kısadır. Fakat, Ebu Davud'un rivayet ettiği metin, bu yoruma müsait değildir. Çünkü orada yağışlı havadaki geçişe ait durumun sorulduğu açıktır. Bu takdirde şöyle yorum yapmak mümkündür: Kadın, pis kokulu yolda yağışlı havada yürümek insanı tiksindirdiği için biz mescide gelmemekte özürlü sayılır mıyız, sayılmaz mıyız? demek istemiş; Resulullah (s.a.v.)'de: Bunun mazeret sayılamıyacağını ve pis bir yoldan geçerken duyduğunuz tiksintiye mukabil, biraz sonra temiz yolda yürürken rahatlık duyarsınız, demek istemiştir. İkinci bir yorum şöyle olabilir: Kadın: 'Yağışlı havada pis yerden mescide giderken, o pis yerin çamuru elbisemize veya vücudumuza isabet ederse buna ne yapalım?' demek istemiş; Resul-i Ekrem (s.a.v.) de: 'Taharet asıldır. Şüpheye itibar edilmez' demek istemiştir. Hadisin zahiri pis sokaktaki kesin necasetin yıkanmadan giderilebileceğine delalet ediyor ise de Alimler: Elbise ve benzeri şeylere dokunan necasetin ancak yıkamakla giderilebileceği görüşündedirler.'' HADİS'TEN ÇIKARILAN FIKIH HÜKÜMLERİ : 1. Dini hükümleri öğrenmeye çalışılmalıdır. 2. Kadınların şer'i hükümleri alim'e sormaları meşrudur. 3. Müracaat edilecek zatın büyüklüğü, kendisinden noksan olan kişilerin soru sormalarına engel değildir. 4. Kadınların mescidlere gitmeleri caizdir Ancak bir fitne teh!ikesinin olmayışı şartı esastır

    قبیلہ بنو عبدالاشہل کی ایک عورت رضی اللہ عنہا کہتی ہیں کہ میں نے نبی اکرم صلی اللہ علیہ وسلم سے سوال کیا: میرے اور مسجد کے مابین ایک گندا راستہ ہے؟ آپ صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا: کیا اس کے بعد اس سے صاف راستہ ہے ، میں نے کہا: ہاں! آپ صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا: تو یہ اس کے بدلے ہے ۔

    । আবদুল আশহাল গোত্রের এক মহিলা থেকে বর্ণিত। তিনি বলেন, আমি নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম এর নিকট জানতে চেয়ে বললাম, আমার ও মসজিদের মাঝখানে আবর্জনাপূর্ণ কিছু পথ আছে। তিনি বলেনঃ তার পরবর্তী পথ হয়ত পরিচ্ছন্ন হবে? আমি বললাম, হ্যাঁ। তিনি বলেনঃ এই অংশ ঐ অংশের সমান বা পরিপূরক।

    . . .
    فضلًا انتظر تحميل الصوت